DAVA DİLEKÇESİNDE YER VERİLEN HER TÜRLÜ YASAL DELİLLER İBARESİYLE TANIK DELİLİNE DAYANILDIĞI KABU EDİLMEZ

DAVA DİLEKÇESİNDE YER VERİLEN HER TÜRLÜ YASAL DELİLLER İBARESİYLE TANIK DELİLİNE DAYANILDIĞI KABUL EDİLMEZ
Hukuk muhakemeleri uyarınca delil, bir olayın veya iddianın doğruluğunu ya da yanlışlığını ispatlamak amacıyla kullanılan her türlü bilgi, belge, tanık ifadesi veya diğer maddi unsurlardır. Deliller, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde hâkimin veya yargı makamının karar vermesine yardımcı olur. Davacı, dilekçesinde iddialarını ispatlamak için dayanacağı delilleri açıkça belirtmelidir. Bu, HMK md. 119/1-e gereğince zorunludur. Delillerin doğru ve eksiksiz sunulması, davacının iddialarını ispatlamasında büyük önem taşır. Tanık delili, özellikle iş hukuku yargılamalarında iddiaların ispatı için çok sık başvurulan bir delil türüdür. Vakıaların ispatı için tanık deliline dayanılacaksa bunun dilekçede açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Dilekçede bu hususun açıkça belirtilmemiş olması durumlarında mahkeme tanık deliline dayanılmadığını kabul etmektedir.
Yargıtay 9. HD. 2024/12314 E. 2024/14049 K. 22.10.2024 tarihli kararı şu şekildedir;
“…taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda kanun koyucunun taraflara hangi delilin, hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtme, yani somutlaşma külfeti getirdiği, bu düzenlemeye göre de açıkça tanık deliline dayanılmadığı takdirde, tarafın tanık dinletme hakkının bulunmadığı sonucuna ulaşmak gerektiği, tarafın "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibareleri kullanmış olmasının tanık deliline açıkça dayanmış olduğu biçiminde yorumlanamayacağı, bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde davacıya yüklenen, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve (f) bendinde de iddia ettiği her bir vakıayı hangi delillerle ispat edeceğini göstermek yükümlülüğü ile 194 üncü maddesinde dayandıkları vakıaların, ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerekliliği yükümlülüğü dikkate alınarak dava dilekçesinin deliler bölümünde kullanılan "her türlü yasal deliller" ibaresiyle tanık deliline dayanılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davanın konusunu oluşturan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları konusundaki ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının fazla çalışma yaptığının veya ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının davalı tanık anlatımları veya başka bir delille de kanıtlanamadığı nazara alındığında, Mahkemenin bu konudaki tespit ve değerlendirmelerinin isabetli olduğu, Mahkeme gerekçesinde asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edilmiş ise de davanın esası hakkında ret kararı verilmiş olması nedeniyle bu hususun sonuca etkili ve bağlayıcı olmadığı anlaşıldığından, bu konuda ayrıca bir karar verilmesine de yer bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.”
Dava dilekçesinde deliller, iddiaları desteklemek amacıyla açık ve anlaşılır bir şekilde gösterilmelidir. Eksik veya yanlış delil sunumu, davacının iddialarını ispat edememesine ve davanın reddedilmesine neden olabilir. Yazımız içeriğinde yer verdiğimiz yukarıdaki karardan da anlaşılacağı üzere, dava dilekçesinde “sair deliller”, “her türlü delil” vb. ibarelerinin tanık deliline dayanıldığı anlamı taşımadığını, bu sebeple tanık deliline dayanılacaksa bunun açıkça ve ayrıca belirtilmesi gerektiğini ifade etmek gerekir. Delillerin zamanında ve usulüne uygun şekilde sunulması, yargılama sürecinde oldukça kritik bir adımdır. Dilekçede ileri sürülen delillerin, hangi iddiaya dayanak teşkil ettiğinin de açıkça belirtilmesi büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına, delil ileri sürerken bu konuya önem verilmesi gerektiğini belirtmek isteriz.
Saygılarımızla
Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk ENER
Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!