HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİNİN UYGULANMASI

HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİNİN UYGULANMASI
Haksız tahrik, Türk Ceza Kanunu'nu md. 29’da düzenlenen ve bir kişinin suç işlemesine neden olan olay veya durumların onun üzerinde ağır bir etki yarattığı durumları ifade eden bir ceza indirimi sebebidir. Haksız tahrik, failin suçu işlediği koşullarda, mağdur veya başka bir kişi tarafından gerçekleştirilen haksız bir hareketin fail üzerinde öfke, korku, heyecan gibi güçlü duygusal etkiler oluşturması sonucu suçu işlemesi durumunda gündeme gelir.
Haksız tahrikin unsurları şunlardır:
- Haksız Bir Fiilin Varlığı: Failin suç işlemesine neden olan, onu tahrik eden haksız bir eylem olmalıdır. Bu eylem hukuka aykırı olmalı, fail üzerinde öfke, şiddetli elem veya başka bir duygusal tepkiye yol açmış olmalıdır.
- Failin Bu Fiil Nedeniyle Suç İşlemesi: Fail, haksız fiilin etkisiyle duygusal bir tepki göstererek suç işlemiş olmalıdır. Suç, haksız tahrik nedeniyle işlenmiş olmalıdır.
- Duygusal Tepki İle Suç Arasında Bağ: Failin duygusal tepki ile işlediği suç arasında bir nedensellik bağı olmalıdır. Yani failin haksız tahrik sonucu oluşan öfke, korku veya heyecan gibi duygularının etkisiyle suç işlemesi gerekmektedir.
Eğer bu şartlar gerçekleşirse, mahkeme, cezada belirli bir oranda indirim uygulayabilir. Bu oran genellikle suçun işleniş şekline, failin ruh hali ve tahrikin derecesine bağlı olarak belirlenir. Peki haksız tahrik indirimi ne zamana kadar uygulanabilir ? Yargıtay ilgili ceza dairesi bir kararında, ilk suç ile suçun etkisi altında işlenen ikinci suç arasında geçen zamanın haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini kabul etmiştir.
Yargıtay 1. CD.’nin 15.03.2021 tarihli kararı şu şekildedir ;
“…Dosya kapsamına ve kabule göre; olaydan 47 yıl önce sanık ...'ın babası ile maktul ... arasında gerçekleşen bir olayda ...'ın babasının maktul ... tarafından öldürüldüğü, bu nedenle iki aile arasında husumet bulunduğu, sanığın babasının öldürüldüğü tarihte 3 yaşında olduğu, bu husumet ve etki altında büyüdüğü, olayı da bu nedenle işlediği anlaşıldığı halde yerel mahkemenin "babasının öldürüldüğü tarihte 3 yaşında olduğu, babasını öldüren kişiyi 47 yıl sonra öldürmüş olmasının aradan geçen sürenin uzunluğu, ilk olayda 3 yaşında olması değerlendirildiğinde haksız tahrik durumunun ortadan kalktığının kabulü gerekeceği" gerekçesiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmayarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafiinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin verdiği 22/11/2017 gün ve 2017/875 E. 2017/928 K sayılı mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA…”
( Yargıtay 1. CD. 2018/529 E. 2021/3984 K. 15.03.2021 T. )
Her ne kadar Yargıtay ilgili hukuk dairesi bu yönde karar vermiş ise de her olayın kendine has dinamikleri olduğunu belirtmek gerekir. Bu sebeple dava veya cevap dilekçemizde yer vereceğimiz kararların olaya uygunluğunun tespitinin iyi yapılması gerektiğini de hatırlatmak isteriz.
Saygılarımızla
Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk ENER
Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!