İZALE-İ ŞUYU DAVALARI ZORUNLU ARABULUCULUK KAPSAMINDADIR


Yazar: Stj. Av. Gaye Amiklioğlu & Av. Selçuk Ener
27.01.2025 11:15:06
İZALE-İ ŞUYU DAVALARI ZORUNLU ARABULUCULUK KAPSAMINDADIR

İZALE-İ ŞUYU DAVALARI ZORUNLU ARABULUCULUK KAPSAMINDADIR

İzale-i şuyu davası, Türk hukuk sisteminde paylı mülkiyet (ortak mülkiyet) konusu olan bir malın, ortaklar arasında bölünememesi durumunda malın satış yolu ile ortaklığın sona erdirilmesi için açılan davadır. "İzale-i şuyu" terimi Arapça kökenlidir ve "ortaklığın giderilmesi" anlamına gelir.

Bu dava genellikle paydaşların bir mal üzerindeki mülkiyet ortaklığını sona erdirmek istediği durumlarda gündeme gelir. Paylı mülkiyete konu olan bir taşınmaz (ev, arsa, tarla vs.) üzerinde tüm ortaklar arasında anlaşma sağlanamadığında ya da fiilen bölüşülemeyen durumlarda mahkemeye başvurularak bu dava açılır.

Dava sonucunda mahkeme genellikle taşınmazın satışına karar verir ve satıştan elde edilen gelir, paylar oranında ortaklara dağıtılır. Mahkeme, satış işlemini ya ihale yoluyla açık artırmayla yapar ya da ilgili taşınmaz üzerinde bir anlaşma sağlanırsa, ortaklardan birine satış yapılabilir.

Özellikle aile bireyleri arasında kalan miras paylaşımlarında bu tür davalar sıklıkla görülmektedir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md.18/B gereğince ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurmadan açılan davalarda mahkeme davayı usulden reddetmekte ve karşı vekalet ücreti doğmaktadır.

                                                                                                                                             

Somut davada, davacının muris adına bankadaki paralar üzerindeki el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemiyle açmış olduğu davanın 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 7445 sayılı Kanunla eklenen 18/B maddesine göre zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, davanın kanunun yürürlük tarihi olan 01.09.2023'den sonra açılması nedeniyle anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, davacının dava dilekçesine anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı dava açarken eklemediği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacıların istinaf talebinin reddi gerekir.

İstanbul BAM 55. HD. 2024/543 E. 2024/504 K.21.02.2024 T.

                                                                                                                                             

 

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete geçirilmesi amacıyla açılan davalarda, arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açılması uygulamada çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bu sebeple dava açılmadan önce ihtiyatlı davranılmalı ve bu dava şartının tamamlanmasına dikkat edilmelidir.

Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk ENER

 

Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!