KESİN SÜRE İÇİNDE YATIRILMAYAN BİLİRKİŞİ MASRAFI YARGILAMANIN UZAMASINA SEBEP OLMADIĞI MÜDDETÇE KABUL EDİLİR


Yazar: Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk Ener
15.01.2025 16:50:15
KESİN SÜRE İÇİNDE YATIRILMAYAN BİLİRKİŞİ MASRAFI YARGILAMANIN UZAMASINA SEBEP OLMADIĞI MÜDDETÇE KABUL EDİLİR

KESİN SÜRE İÇİNDE YATIRILMAYAN BİLİRKİŞİ MASRAFI YARGILAMANIN UZAMASINA SEBEP OLMADIĞI MÜDDETÇE KABUL EDİLİR

Bilirkişi, hukuki, teknik, bilimsel veya uzmanlık gerektiren konularda görüş bildirmek amacıyla mahkemeler tarafından görevlendirilen kişidir. Bilirkişiler, uzman oldukları alanlarda, davanın tarafsız bir şekilde değerlendirilmesine yardımcı olmak için rapor hazırlarlar. Bilirkişinin verdiği rapor, mahkemeye delil niteliğinde sunulabilir, ancak hâkim bilirkişi raporuna bağlı kalmak zorunda değildir. Bilirkişi atanmasına karar verildikten sonra, mahkeme, bilirkişi ücreti ve masraflarının karşılanması için önceden belirlenen bir tutarın yatırılmasını talep eder. Bu masraf genellikle bilirkişi talep eden tarafça ödenir. Peki mahkemenin verdiği kesin süre içerisinde bilirkişi masrafının yatırılmaması halinde ne olur ? Yargıtay 11. HD.’nin bu konuyla ilgili görüşü, hakim tarafından verilen kesin süre içerisinde yatırılmayan ancak iki celse arasında yatırıldığı için yargılamanın uzamasına sebep olmayan bilirkişi masrafının kabul edilmesi gerektiği yönündedir.

Yargıtay 11.HD. 2021/1326E. 2022/3365 K. 25.04.2022 tarihli kararı şu şekildedir;

“…Somut olayda, mahkemece, 09.10.2019 tarihli celsede Dairemizin bozma ilamı kapsamında bilirkişi raporu alınmak üzere belirlenen bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince de 2 haftalık kesin süre sonrasında 23.01.2020 tarihinde gider avansı yatırılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince kesin süre bittikten sonra masraf yatırılmış ise de, masrafın kesin sürenin verildiği celse ile bir sonraki celse arasında yatırılmış olması nedeniyle davacı vekilince celse atlanmasına ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediğinden mahkemece, kesin süre içinde bilirkişi masrafının yatırılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.”

Her ne kadar Yargıtay ilgili hukuk dairesinin kararı bu yönde olsa da işlemlerin mahkemenin verdiği süre içinde yapılması hak kaybı yaşanmaması açısından çok önemlidir. Bu sebeple ihtilaf halinde, uzman bir avukat yardımıyla hukuki sürecin takip edilmesinin faydalı olacağını belirtmek isteriz.

Saygılarımızla

Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk ENER

 

Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!