SANIĞA AİT PARMAK İZİNİN VARLIĞI ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE İLİŞKİN TEK BAŞINA KANIT OLUŞTURMAZ


Yazar: Stj. Av. Gaye Amiklioğlu & Av. Selçuk Ener
30.01.2025 10:16:46
SANIĞA AİT PARMAK İZİNİN VARLIĞI ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE İLİŞKİN TEK BAŞINA KANIT OLUŞTURMAZ

SANIĞA AİT PARMAK İZİNİN VARLIĞI ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE İLİŞKİN TEK BAŞINA KANIT OLUŞTURMAZ

Ceza Muhakemesi Hukukunda delil, bir suçun işlendiği iddiasını ispatlamaya yarayan her türlü bilgi, belge, iz, ifade ve materyaldir. Deliller, mahkeme ve yargı organları tarafından olayın aydınlatılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kullanılır. Delil kavramı ceza muhakemesinin en önemli unsurlarından biridir, çünkü ceza yargılamasında sanığın atılı suçu işleyip işlemediği deliller aracılığıyla aydınlatılır

Ceza muhakemesinde delilin özellikleri şunlardır:

  1. Gerçekliği (doğruluk): Deliller, olayın gerçekte nasıl gerçekleştiğini ortaya koymak amacıyla güvenilir olmalıdır.
  2. Maddi gerçeğe ulaşma amacı: Ceza muhakemesinde nihai amaç maddi gerçeği bulmaktır. Deliller, bu amacı gerçekleştirmeye hizmet eder.
  3. Serbest delil ilkesi: Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) kabul edilen serbest delil ilkesi gereğince, ceza muhakemesinde kural olarak her türlü delil kullanılabilir. Ancak bu delillerin kanuna uygun bir şekilde elde edilmiş olması gerekir. Kanuna aykırı deliller (hukuka aykırı olarak elde edilen deliller) mahkemede kullanılamaz.
  4. Delil serbestliği: Ceza muhakemesinde delillerin değerlendirilmesi hakimin takdirine bırakılmıştır. Hakim, delilleri serbestçe değerlendirir ve kararını delillerin inandırıcılığına göre verir.

Delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve kullanılmasında belirli usul kurallarına uyulması zorunludur. Ceza muhakemesi sürecinde delillerin hukuka uygun olarak elde edilmesi, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesini sağlar. Elde edilen delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekir. Kimi zaman olayın aydınlatılması amacıyla tek bir delil yeterli olabiliyorken kimi olaylarda mevcut deliller olayın sanık tarafından işlendiğinin ispatı açısından yeterli kabul edilmemektedir.

                                                                                                                                             

“…Sanık ...'ın ele geçirilen silahların içerisinde bulunduğu poşetlerde parmak izinin bulunduğu bu suretle, silahların paketlenmesinde görev alarak suça aslen iştirak ettiği iddiasıyla açılan davada; sanığın diğer sanıkları tanıdığına ve onlarla irtibat içerisinde olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması, günlük hayatta sıklıkla el değiştirmesi mümkün poşetler üzerinde parmak izinin tespit edilmiş olmasının tek başına atılı suçu işlediğinin kanıtı olamayacağı anlaşıldığından, savunmasını aksine diğer sanıklar ile birlikte hareket ederek suça konu silahları ticari amaçla paketleyip naklettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden üzerine atılı suçtan beraati yerine, delillerin takdirine yanılgıya düşülerek yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyetine verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

( Yargıtay 8. CD. 2024/20989 E. 2024/9749 K. 18.12.2024 T. )

                                                                                                                                             

Her ne kadar Yargıtay ilgili hukuk dairesi bu yönde karar vermiş ise de her olayın kendine has dinamikleri olduğunu belirtmek gerekir. Bu sebeple dava veya cevap dilekçemizde yer vereceğimiz kararların olaya uygunluğunun tespitinin iyi yapılması gerektiğini de hatırlatmak isteriz.

Saygılarımızla

Stj. Av. Gaye AMİKLİOĞLU & Av. Selçuk ENER

 

Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!