TAPU İPTAL TALEBİNİN REDDİ HALİNDE TERDİTLİ ALACAĞIN İCRA EDİLEBİLİRLİĞİ

TAPU İPTAL TALEBİNİN REDDİ HALİNDE TERDİTLİ ALACAĞIN İCRA EDİLEBİLİRLİĞİ
Türk Hukuk sisteminde kural olarak, ilamlı icra takibi başlatılabilmesi için mahkeme kararının kesinleşmesi şartı aranmamaktadır. Ancak kanunda sayılan bazı istisnai hallerde, kararın icraya konu edilebilmesi için kesinleşme şartı aranmaktadır.
Taşınmazın aynına ilişkin hükümler de, kanunda sayılan istisnalar arasında yer almakta olup, bu tür ilamların icraya konu edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir. Tapu iptali ve tescil talepli davalarda mahkeme, tapu iptal talebini reddederken terditli olarak talep edilen tazminata hükmetmişse, bu tazminat alacağının taşınmazın aynına ilişkin olup olmadığı Daireler arasında tartışma konusudur. Önceden Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davalarda, bu talebin reddedilerek yalnızca alacağa hükmedilmesi halinde, taşınmazın aynına ilişkin bir durum bulunduğundan hareketle ilamın icraya konulabilmesi için kesinleşme şartını aramaktaydı. 2016 yılı itibariyle ilamların icrasına yönelik inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’ne verilmiş ve bu daire, 1 Aralık 2016 tarihine kadar olan süreçte, taşınmazın aynına ilişkin bir talep içeren davalarda, tapu iptali ve tescil isteminin reddedilerek yalnızca alacağa hükmedilmesi halinde, taşınmazın aynına ilişkin ihtilafın devam ettiği gerekçesiyle bu tür ilamların icrası için kesinleşme şartını aramaya devam etmiştir.
Son olarak 2018 yılında ise ilamların icrasına ilişkin şikayetlerin temyiz inceleme yetkisi tekrardan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ne verilmiş olup bu dairenin, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin benimsediği uygulamayı kabul etmediği görülmektedir.
“…somut olayda, icra takibinin dayanağı olan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.05.2014 gün 2010/84 Esas 2014/237 Karar sayılı ilamında, tapu iptali ve tescil talebinin reddedildiği, alacak talebinin kısmen kabul edilerek alacağın tahsiline yönelik hüküm kurulduğu görülmektedir.
Bu durumda dayanak ilam taşınmazın aynına ilişkin hüküm içermemektedir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. Ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
(Yargıtay 8.HD. 2015/5563 E., 2017/7892 K., 29.05.2017 T.)
“Somut olayda, dayanak ilamda davacı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptalini ve adına tescilini talep etmiş, davalı ise taşınmazın satım devir işlemlerinin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, mülkiyet devrinin (satışın) sıhhati tartışılarak davanın kabulüne ancak taşınmaz tapuda devir gördüğünden tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle ilamın infazı için kesinleşmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde oluşturulan icra mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, 28.09.2023 tarih ve 2023/1715 E. - 2023/2402 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”
(Yargıtay 12. HD. 2023/9256 E., 2024/5691 K., 03.06.2024 T.)
Yukarıda yer verdiğimiz kararlardan da anlaşılacağı üzere, Yargıtay 8. ve 12. Hukuk Daireleri, tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesi halinde alacak ilamlarının icrası konusunda farklı değerlendirmelerde bulunmuştur. Güncel uygulamada, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki içtihadı belirleyici nitelikte olup, tapu iptali ve tescil isteminin reddedildiği hallerde terditli olarak talep edilen alacağın icrası için kesinleşmesi şartı aranmaktadır.
Av. Selen KAYA & Av. Selçuk ENER
Ener Avukatlık Bürosu ile +90 212 570 4046 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz!